Prof. Dr. Mehmet Yücel Ağargün ← Ruh sağlığı hakkında
Hasta Bilgilendirme

Böbrek Hastalığı ve Ruh Sağlığı

Kronik böbrek hastalığıyla yaşamak yalnızca bedeni değil ruh hâlini de zorlar. Depresyon ve kaygı bu hastalıkta sık görülür; belirtileri böbrek hastalığının kendi belirtileriyle örtüştüğü için de çoğu zaman fark edilmeden kalır. Oysa ruhsal durum, hastalığın gidişini ve tedaviye uyumu doğrudan etkiler — ve her ikisi de tedavi edilebilir. Aşağıdaki infografik, bu ilişkiyi ele alan güncel bir derlemenin bulgularını hasta ve yakınları için özetlemektedir.

Böbrek hastalığı ve ruh sağlığı infografiği. Birinci bölümde sıklıklar verilmektedir: böbrek hastalığı olan yetişkinlerde klinik depresyon yüzde 26,5, yani yaklaşık dört kişiden birinde; kaygı belirtileri ölçüm yöntemine ve hastalık evresine göre yüzde 19 ile 43 arasında; hemodiyaliz alanlarda depresyon yüzde 29,9 ile diyaliz öncesi evredeki yüzde 18,5 oranının belirgin üzerinde; diyaliz hastasına bakan yakınların yaklaşık beşte ikisinde orta ya da yüksek bakım yükü. İkinci bölüm ilişkinin iki yönlü olduğunu anlatmaktadır. Depresyondan böbrek hastalığına doğru: 157 binden fazla kişinin izlendiği bir çalışmada evre 3-5 böbrek hastalığı olanlarda depresyonun hastalığın ilerleme riskini yüzde 38 artırdığı bulunmuş; depresyon kalp-damar olaylarında yüzde 22 ve tüm nedenlere bağlı ölümde yüzde 41 artışla ilişkilendirilmiştir; nedenlerinden biri ruh hâli bozulduğunda ilaçlara, diyete ve diyaliz seanslarına uyumun güçleşmesidir. Böbrek hastalığından depresyona doğru: böbrek hastalığı yeni depresyon görülme sıklığını yaklaşık yüzde 50 artırmakta; tedavi düzeni, diyet kısıtları, yorgunluk, çalışma ve sosyal yaşamdaki değişiklikler ile mali kaygılar da etkili olmakta; diyalize yeni başlanan ilk aylar ruhsal açıdan en zorlu dönem olarak belirtilmektedir. Üçüncü bölüm sorunun neden gözden kaçtığını açıklamaktadır: yorgunluk, iştah ve kilo değişikliği, uyku düzeninin bozulması ve odaklanma güçlüğü hem depresyonda hem böbrek yetmezliğinde görülür; depresyon ve kaygı taramaları her merkezde rutin değildir; bu nedenle ruh hâlindeki değişikliği kontrolde kendiliğinden dile getirmek önemlidir. Dördüncü bölümde işe yarayan yaklaşımlar sıralanmaktadır: bilişsel davranışçı terapi, hemodiyaliz hastalarındaki rastgele kontrollü çalışmaların birleştirilmesinde depresyon ve kaygı belirtilerinde belirgin, yaşam kalitesinde daha ölçülü bir iyileşme sağlamıştır; böbrek hastalığına uyarlanmış 12 haftalık bir fiziksel aktivite programı ruh sağlığıyla ilgili yaşam kalitesini iyileştirmiş ve iyileşme altıncı ayda da sürmüştür; ilaç tedavisinde kanıtlar karışıktır, ilaç seçimi böbrek işlevine ve kalp ritmine göre yapılır ve hiçbir antidepresan kendi başına başlatılmamalı veya kesilmemelidir. Beşinci bölüm hasta yakınlarına seslenmektedir: bakım vermek yıpratıcıdır ve bakım verenin sağlığını etkileyebilir; bakım verenin ruh hâli ile hastanın bakımı birbirine bağlıdır; bakım verenlere yönelik psikososyal destek çalışmalarında bakım yükünde ve kaygıda iyileşme sağlanmıştır. Son bölümde vakit kaybetmeden yardım istenmesi gereken durumlar belirtilmektedir: umutsuzluk, kendini değersiz hissetme, yaşama isteğinin kaybı ya da ölümle ilgili düşünceler varsa aynı gün hekime veya ruh sağlığı ekibine söylenmeli; acil bir durumda 112 aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalı ve yalnız kalınmamalı; diyaliz ya da ilaçlar kendi başına bırakılmamalı, tedaviyi sürdüremeyecek kadar bunalma hissi de ekibe bildirilmelidir.

Görseli büyütmek için tam boyutta açabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Görseldeki oranlar farklı çalışmalardan derlenmiş ortalamalardır; hastalık evresine, diyaliz türüne ve ölçüm yöntemine göre değişir. Diyaliz tedavinizde, ilaçlarınızda veya diyetinizde hiçbir değişikliği hekiminize danışmadan yapmayınız. Ruh hâlinizde süregelen bir değişiklik fark ederseniz bunu böbrek ekibinize söyleyiniz; gerekirse bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirilmeniz sağlanacaktır. Umutsuzluk ya da yaşama isteğinizin kaybı gibi duygular yaşıyorsanız bunu aynı gün hekiminize iletiniz; acil durumlarda 112'yi arayınız veya en yakın acil servise başvurunuz.

← Ruh sağlığı hakkında bölümüne dön