Prof. Dr. Mehmet Yücel Ağargün ← Ruh sağlığı hakkında
Hasta Bilgilendirme

Alzheimer Kan Testi Pozitif Çıktığında Ne Anlama Gelir?

Alzheimer hastalığına özgü protein değişikliklerini kandan ölçen testler hızla yaygınlaşıyor. Hafif bilişsel bozukluğu olan bir kişide bu testin pozitif çıkması, tek başına "Alzheimer oldunuz" ya da "demans olacaksınız" anlamına gelmez. Aşağıdaki infografik, sonucun ne söylediğini, ne söylemediğini, riskin sayılarla ne ifade ettiğini ve test yaptırmadan önce nelerin konuşulması gerektiğini özetliyor.

Alzheimer kan testi pozitif çıktığında ne anlama gelir başlıklı infografik. Önce üç kavram tanımlanıyor: hafif bilişsel bozukluk, kişinin ya da yakınlarının fark ettiği bir zihinsel değişiklik ve testlerle gösterilebilen bir bozulmanın bulunması, ancak günlük yaşamda bağımsızlığın korunmasıdır ve demans değildir; kan biyobelirteci beyindeki amiloid birikimi ve tau proteinini yansıtan kandaki işaretleri ölçer, bugün en güvenilir ölçüm fosforile tau-217'dir ve ölçtüğü şey beyindeki biyolojik değişikliğin varlığıdır, belirtilerin şiddeti ya da gidişatı değil; Alzheimer'a bağlı hafif bilişsel bozukluk, testi pozitif çıkan kişiler için kullanılan yeni bir tanımdır. Pozitif sonucun söyledikleri: beyinde Alzheimer değişiklikleri bulunmaktadır, bilişsel yakınmaların Alzheimer'a bağlı olma olasılığı artmıştır, ilerleme riski yükselmiştir ancak bu bir kesinlik değildir, amiloid hedefli ilaç tedavilerine uygunluk değerlendirmesinin önünü açar. Söylemedikleri: demans olup olmayacağınızı söylemez, ne zaman olacağını söylemez, başka nedenleri dışlamaz, tek başına tanı koydurmaz. Riski sayılarla anlamak bölümünde: hafif bilişsel bozuklukta demansa ilerlemenin yıllık ortalama oranı yüzde 10 ila 15, üç yıl içinde yaklaşık yarısı ilerlemekte, ortalama geçiş süresi dört yıl; hem amiloid hem tau pozitif olanlarda ilerleme riski yaklaşık 5 kat yüksek; bir bellek kliniği çalışmasında Alzheimer'a özgü bellek tablosu bulunanlarda üç yıllık ilerleme yüzde 61, bulunmayanlarda yüzde 22. Pozitif sonucun tedavi edilebilir nedenleri dışlamadığı vurgulanıyor: depresyon, kullanılan ilaçlar özellikle antikolinerjik etkili olanlar, uykuda solunum durması ve tiroit hastalıkları, B12 eksikliği, işitme kaybı, damarsal sorunlar. Tedavi bölümünde amiloid hedefli ilaçların ruhsatlı tek grup olduğu, kolinesteraz inhibitörlerinin hafif bilişsel bozuklukta yarar sağladığının gösterilemediği ve yaşam biçimi önlemlerinin genel sağlık için yararlı olmakla birlikte biyobelirteci pozitif kişilerde ilerlemeyi yavaşlattığının henüz gösterilmediği belirtiliyor. Test yaptırmadan önce konuşulması gerekenler: bu bir tarama testi değildir; yalnızca unutkanlık hissi varsa test uygun değildir ve pozitif sonucun doğru çıkma olasılığı yüzde 50'ye kadar düşebilir; test yaptıranların yaklaşık beşte birinde sonuç belirsiz çıkar; negatif sonuç damarsal ve diğer nörodejeneratif nedenleri dışlamaz; böbrek işlevleri ve diğer hastalıklar sonucu etkileyebilir; sonucu öğrenmek istemek de istememek de geçerli bir seçimdir. Son bölüm sonucun ruhsal etkisi ve destek üzerinedir: kimi kişiler için rahatlatıcı, kimi kişiler için zorlayıcıdır; sonuç açıklandıktan sonra destek şarttır; umutsuzluk belirginleşirse hekime ya da ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır; yakınlar da bu sürecin içindedir.

Görseli büyütmek için tam boyutta açabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Burada anlatılan kan testi bir tarama testi değildir ve her kişi için uygun değildir; test yaptırma kararını, sonucun yorumunu ve sonrasında izlenecek yolu hekiminizle birlikte değerlendiriniz. Pozitif bir sonuç, bilişsel yakınmalarınızın arkasında tedavi edilebilir başka nedenlerin bulunmadığı anlamına gelmez; ayrıntılı klinik değerlendirme gereklidir. İlaçlarınızda kendi başınıza değişiklik yapmayınız. Sonucun ardından yoğun kaygı, çökkünlük ya da umutsuzluk yaşarsanız bunu hekiminizle paylaşınız; bu süreçte ruhsal destek almak sürecin olağan bir parçasıdır.

← Ruh sağlığı hakkında bölümüne dön